Giden de pişman, gitmeyen de…
Alman İş Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü (IAB) tarafından Almanya’ya göç etmiş 18-65 yaş aralığındaki 50 bin kişiyle yapılan araştırmada, katılımcıların dörtte birinin (tahminen 2,6 milyon) ülkeyi terk etmeyi düşündüğü ve özellikle yüksek eğitimli bireyler arasında bunun yaygın olduğu ortaya konmuş.
Benzer bir araştırmayı şu sıra İstanbul Erkek Liseli İş İnsanları ve Yöneticiler Vakfı (İELYİV), baba tarafından İstanbul Erkek Liseli olan, bu nedenle gönüllü destek veren Future Bright’ın kurucusu Akan Abdula ile birlikte yürütmekte… Konu; mezunlar neden yurt dışına gidiyorlar ve gidenlerin dönüş planları var mı?...
Çünkü, geçen yıl Ocak ayında medyada yer aldığı gibi; İstanbul Erkek Lisesi’ni bitiren 166 gençten 133’ü, Alman Lisesi’nden önceki yıl mezun olan 124 öğrenciden 122’si üniversite tercihini yurt dışından yana kullanmış. Avusturya Lisesi’nde 75 öğrenciden sadece biri Türkiye’de kalmış. Yurt dışına giden Robert Kolej mezunlarının oranı yüzde 62 imiş.
Galatasaray Lisesi mezunu 121 kişiden 78’i Türkiye’de kalmış. Yani önceki yıl yurt dışına gidenlerin oranı yüzde 35 iken bu rakam 2020 yılında yalnızca yüzde 3,3 imiş.
Alınan kararlarda önüne çıkan iyi fırsatı değerlendirmek, yurt dışındaki daha makul eğitim ücretleri ve yaşam maliyeti etkili oluyormuş. Galatasaray Lisesi Müdürü Prof. Dr. Reşat Dabak “Daha iyi eğitim alacaklarını düşünüyorlar, özgürlük arzusu da etkili oluyor” demiş.
Bu yorumların ne kadar geçerli olduğunu İELYİV araştırmalarından sonra daha net göreceğiz…
Üniversite eğitimi sırasında dokuz yıl yurt dışında kalmış biri olarak; sadece bir tek konunun son derece önemli olduğunu ve şu sıralar okul tercihinde bulunan ebeveynlerin bu hususu dikkate almaları gerektiğini düşünüyorum:
Yurt dışından döndüğümde İstanbul Erkek Liseli arkadaşlarımın dışında hiç kimseyi tanımıyordum… Özellikle İTÜ’lüler, ODTÜ’lüler, Boğaziçi’liler, Mülkiye’liler başta olmak üzere, üniversite arkadaşlığı çevremdeki tüm insanlara inanılmaz bir ‘network’ olanağı tanıyordu… Bense sudan çıkmış balık gibiydim… Milliyet gazetesindeki ilk işime bile tesadüfen tanıştığımız Sevgili Sezen Aksu’nun torpiliyle girebilmiştim…
Gelelim tekrar Almanya’daki duruma…
300 bin kişinin ‘göç etmek için somut planları’ olduğu belirtilen Alman İş Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü (IAB) araştırma raporunda, bu planların özellikle yüksek eğitimli bireyler arasında yaygın olduğu ifade edilmiş. Ülkeyi terk etme düşüncesi yüzde 39 ile bilgi ve iletişim teknolojilerinde en yüksek noktaya ulaşırken, bu oran finans sektöründe yüzde 30, sağlık ve sosyal hizmetlerde ise yüzde 28 imiş.
Göçmenlerin, geldikleri ülkelere dönmek istemelerinin başlıca nedenleri; siyasi memnuniyetsizlik, kişisel nedenler, vergi yükleri ve bürokrasi olarak sıralanmış. Bunlara ek olarak yaşanan ayrımcılık deneyimleri de ülkeden ayrılma planlarına gerekçe gösterilmiş.
Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip Almanya’dan ayrılma planları yapanlar arasında iş nedeniyle gelenlerin yanı sıra eğitim ve ailevi nedenlerle ülkeye göç etmiş olanların sayısı da ciddi boyutlardaymış.
IAB araştırmacısı Lukas Olbrich, konuyu şöyle değerlendirmiş: “Özellikle iş ya da eğitim için gelen, daha iyi eğitimli, ekonomik olarak daha başarılı ve dil bakımından daha iyi entegre olmuş göçmenlerin ülkeyi terk etmeyi düşünme ya da somut göç planlarını ifade etme olasılıkları ortalamadan daha yüksek. Başka bir deyişle bu insanlar tam da Almanya’nın kalifiye eleman bulmak için acilen ihtiyaç duyduğu kişiler.”
Yine Türkiye’ye bakalım… Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’dan dönmek için uğraşan göçmenlerin gerçeği bir yanda dururken, bizimkilerin en çok göç etmek istediği ikinci ülke Almanya olmuş… Oradaki bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü çalışanları ülkeyi terk etmeye çalışan en geniş grupken, aynı alanda bizdeki çalışanlar koşa koşa Almanya’ya gitmeye çalışıyorlar sanki...
Buyurun Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayınladığı 2021-2023 dönemine ilişkin “Yükseköğretim Beyin Göçü” istatistikleri… Yükseköğretim mezunlarının 2015’te yüzde 1,6 olan beyin göçü oranı, 2023’te yüzde 2’ye yükselmiş. En yüksek beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanları bilişim ve iletişim teknolojileri (%6,8), mühendislik, imalat ve inşaat (%4,4) ile doğa bilimleri, matematik ve istatistik (%2,6) olmuş.
Türkiye’de bir lisans programını tamamlayanların göç etmek için tercih ettikleri ilk beş ülke sırasıyla ABD (%21,4), Almanya (%17,5), Birleşik Krallık (%11,2), Hollanda (%6,9) ve Kanada (%4,9) olmuş.
Gelin de Sayın Cumhurbaşkanımızın 2019 yılında Odunpazarı Müzesi’nin açılışında kültür, sanat ve eğitimle ilgili işaret ettiği tabloyu hatırlamayın…
Benzer bir araştırmayı şu sıra İstanbul Erkek Liseli İş İnsanları ve Yöneticiler Vakfı (İELYİV), baba tarafından İstanbul Erkek Liseli olan, bu nedenle gönüllü destek veren Future Bright’ın kurucusu Akan Abdula ile birlikte yürütmekte… Konu; mezunlar neden yurt dışına gidiyorlar ve gidenlerin dönüş planları var mı?...
Çünkü, geçen yıl Ocak ayında medyada yer aldığı gibi; İstanbul Erkek Lisesi’ni bitiren 166 gençten 133’ü, Alman Lisesi’nden önceki yıl mezun olan 124 öğrenciden 122’si üniversite tercihini yurt dışından yana kullanmış. Avusturya Lisesi’nde 75 öğrenciden sadece biri Türkiye’de kalmış. Yurt dışına giden Robert Kolej mezunlarının oranı yüzde 62 imiş.
Galatasaray Lisesi mezunu 121 kişiden 78’i Türkiye’de kalmış. Yani önceki yıl yurt dışına gidenlerin oranı yüzde 35 iken bu rakam 2020 yılında yalnızca yüzde 3,3 imiş.
Alınan kararlarda önüne çıkan iyi fırsatı değerlendirmek, yurt dışındaki daha makul eğitim ücretleri ve yaşam maliyeti etkili oluyormuş. Galatasaray Lisesi Müdürü Prof. Dr. Reşat Dabak “Daha iyi eğitim alacaklarını düşünüyorlar, özgürlük arzusu da etkili oluyor” demiş.
Bu yorumların ne kadar geçerli olduğunu İELYİV araştırmalarından sonra daha net göreceğiz…
Üniversite eğitimi sırasında dokuz yıl yurt dışında kalmış biri olarak; sadece bir tek konunun son derece önemli olduğunu ve şu sıralar okul tercihinde bulunan ebeveynlerin bu hususu dikkate almaları gerektiğini düşünüyorum:
Yurt dışından döndüğümde İstanbul Erkek Liseli arkadaşlarımın dışında hiç kimseyi tanımıyordum… Özellikle İTÜ’lüler, ODTÜ’lüler, Boğaziçi’liler, Mülkiye’liler başta olmak üzere, üniversite arkadaşlığı çevremdeki tüm insanlara inanılmaz bir ‘network’ olanağı tanıyordu… Bense sudan çıkmış balık gibiydim… Milliyet gazetesindeki ilk işime bile tesadüfen tanıştığımız Sevgili Sezen Aksu’nun torpiliyle girebilmiştim…
Gelelim tekrar Almanya’daki duruma…
300 bin kişinin ‘göç etmek için somut planları’ olduğu belirtilen Alman İş Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü (IAB) araştırma raporunda, bu planların özellikle yüksek eğitimli bireyler arasında yaygın olduğu ifade edilmiş. Ülkeyi terk etme düşüncesi yüzde 39 ile bilgi ve iletişim teknolojilerinde en yüksek noktaya ulaşırken, bu oran finans sektöründe yüzde 30, sağlık ve sosyal hizmetlerde ise yüzde 28 imiş.
Göçmenlerin, geldikleri ülkelere dönmek istemelerinin başlıca nedenleri; siyasi memnuniyetsizlik, kişisel nedenler, vergi yükleri ve bürokrasi olarak sıralanmış. Bunlara ek olarak yaşanan ayrımcılık deneyimleri de ülkeden ayrılma planlarına gerekçe gösterilmiş.
Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip Almanya’dan ayrılma planları yapanlar arasında iş nedeniyle gelenlerin yanı sıra eğitim ve ailevi nedenlerle ülkeye göç etmiş olanların sayısı da ciddi boyutlardaymış.
IAB araştırmacısı Lukas Olbrich, konuyu şöyle değerlendirmiş: “Özellikle iş ya da eğitim için gelen, daha iyi eğitimli, ekonomik olarak daha başarılı ve dil bakımından daha iyi entegre olmuş göçmenlerin ülkeyi terk etmeyi düşünme ya da somut göç planlarını ifade etme olasılıkları ortalamadan daha yüksek. Başka bir deyişle bu insanlar tam da Almanya’nın kalifiye eleman bulmak için acilen ihtiyaç duyduğu kişiler.”
Yine Türkiye’ye bakalım… Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’dan dönmek için uğraşan göçmenlerin gerçeği bir yanda dururken, bizimkilerin en çok göç etmek istediği ikinci ülke Almanya olmuş… Oradaki bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü çalışanları ülkeyi terk etmeye çalışan en geniş grupken, aynı alanda bizdeki çalışanlar koşa koşa Almanya’ya gitmeye çalışıyorlar sanki...
Buyurun Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayınladığı 2021-2023 dönemine ilişkin “Yükseköğretim Beyin Göçü” istatistikleri… Yükseköğretim mezunlarının 2015’te yüzde 1,6 olan beyin göçü oranı, 2023’te yüzde 2’ye yükselmiş. En yüksek beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanları bilişim ve iletişim teknolojileri (%6,8), mühendislik, imalat ve inşaat (%4,4) ile doğa bilimleri, matematik ve istatistik (%2,6) olmuş.
Türkiye’de bir lisans programını tamamlayanların göç etmek için tercih ettikleri ilk beş ülke sırasıyla ABD (%21,4), Almanya (%17,5), Birleşik Krallık (%11,2), Hollanda (%6,9) ve Kanada (%4,9) olmuş.
Gelin de Sayın Cumhurbaşkanımızın 2019 yılında Odunpazarı Müzesi’nin açılışında kültür, sanat ve eğitimle ilgili işaret ettiği tabloyu hatırlamayın…