‘Sağlık, Kültür ve Sanat Sempozyumu’ bir harikaydı
15 Ocak 2026 yeni şafak
Meteoroloji uzmanları medyadan “İşiniz yoksa dışarı çıkmayın! Okullar tatil olsun!” diye seslendiler. Bir panik havasıdır gidiyordu… Bizse Pazartesi günü, sabahın bir saati İGA’dan aslanlar gibi uçağımıza atladık… Kalkarken kanatlardaki sistemler buzlanmaya karşı kısa bir süre uygun kimyasallarla yıkandıktan sonra doğru Ankara…
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu olarak Sağlık Bakanlığı ile birlikte aylardır üzerinde çalıştığımız, Cumhurbaşkanlığının himayelerinde Külliye’de düzenlenen “Sağlık, Kültür ve Sanat Sempozyumu”na tam zamanında yetiştik.
Son söyleyeceğimi hemen en başta ifade edeyim… İlk günün moderatörlerinden, İstanbul Erkek Lisesi’nden (İEL) kardeşim Prof. Dr. Acar Baltaş, bazı kaynakların F. Nietzsche’ye ait olduğunu iddia ettikleri şu son derece kritik ve neredeyse hayatın her alanı için geçerli olacak tespiti yaptı: “Felsefesini bilmediğiniz işin teknisyeni olursunuz!”… İki gün süren ve herkesin heyecanla izlediği, unutulmayacak tebliğlerin sunulduğu sempozyum bir cümleyle özetlense gönül rahatlığıyla bu seçilebilirdi…
Sempozyum’u yakından izleyen Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Yasin Erkoç ve ekibi, tebliğleri ve konuşmaları bir süre sonra illaki dijital ortamda yayınlayacaklardır. Ülkemizin kültür ve sanat bağlamında ‘insan odaklı sağlık politikaları’yla biraz olsun ilgili olanların izlemelerini şiddetle tavsiye ederim.
İlk oturumun ana teması ‘Tıbbın Kültürel Temelleri ve Şifa Mekânları’ idi… Moderatör Prof. Dr. Sabahattin Aydın’ın yönettiği oturuma, Prof. Dr. Ahmet Ağırakça “İslam Dünyasında Tıp”, Doç. Dr. Elif Gültekin “Selçuklu ve Osmanlı Tarihinde Tıp ve Şifahaneler”, Dr. Mustafa Sinan Genim ise “Türklerde Geçmişten Günümüze Şifahane Mimarisi” konulu tebliği ve sunumlarıyla katıldılar.
Konuşmacılar, ‘Şifa’hane anlayışından ‘Hasta’hane anlayışına geçerken kültür ve değerlerimizden kopuşun yaşanmasının altını çizdiler. Bizdeki şifahanelerde örneğin ruhsal sorunlar su sesi, kuş sesi ve şefkatle tedavi edilmeye çalışılırken, Batı’da aynı durumlarda insanların nasıl vahşice muamele gördükleri, tecrit edilmekle kalmayıp zulüm gördükleri belirtildi… Özellikle de İslam dünyasında ve öncesinde Anadolu’da ortaya çıkan tıbbın, Batı’dan yüzlerce yıl önce nasıl yol katettiği ortaya kondu…
İkinci oturumun moderatörü ise bir başka İEL’li kardeşim, başta Basel Üniversitesi olmak üzere çeşitli uluslararası üniversitelerde yıllarca çalışmış olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Tarık Yılmaz idi. Tebliğ sunan konuşmacılar ve konuları ise şöyleydi: Prof. Dr. Haydar Sur “Türklerde Tarih Boyunca Tıp ve Sanat”, Prof. Dr. Necdet Ünüvar “Dünden Bugüne Sağlık Bakanlarının Sanata Destekleri”, Prof. Dr. Fethiye Erbay “Türkiye’de ve Dünyada Sağlık Müzeleri”…
Beden - Ruh - Çevre üçlüsü arasında itidal ve denge ile uyum sağlamasının geçmiş kültürü ve değerlerimiz çerçevesinde sağlık için en önemli unsur olduğunu belirten konuşmacılar hekim kelimesinin hikmet sözcüğünden neşet etmesinin önemine de vurgu yaptılar…
Kurulun Başkanvekili -Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı’nın bizzat kendisidir- Prof. Dr. İskender Pala ve olaya çok iyi hazırlanmış bir bakış açısı getiren Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin hitaplarının yanı sıra, konuya sahip çıkan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy açılış konuşmalarında meselenin önemini ve gereken derslerin çıkarılması hususunda uyarıları dile getirdiler.
İlk günün son oturumunu ise Prof. Dr. Acar Baltaş yönetti… Peki kimler vardı ve konu başlıkları neydi? Prof. Dr. Sinan Canan “Dijital Dünyada İnsan Kalmak”, Dr. Öğr. Üyesi Nihal Fırat Özdemir “Hekimlik Yeminini Köklerimizle Yeniden Düşünmek: İbn Sina Perspektifinden Tıp Tarihi ve Etik”, Dr. Kanat Tayfun “Hekimlik Sanatında Kültürel Değişim: Geleneksel mi? Dijital mi?”…
Kültür, sanat ve bilimin satılabilir meta hâline getirilmiş olduğuna değinen Sinan Canan Hoca, Şifa – Şefaat kelimelerinin Allah’ın adlarından biri olan Şâfi’den geldiğini vurgularken Hakim, Hekim, Hakem sözcüklerinin Hikmet sözcüğü ile bağlantısını hatırlatırken bizim kültür ve değerlerimize ait T harfiyle başlayan 6 temel kavramdan söz etti: Tevarüs, Temellük, Temessil, Telif, Tercüme, Tekellüm…
Bu 6 Temel kavramı ve Sempozyum’un devamını Cumartesi konuşmaya devam edelim mi?
Sağlık demişken, Sigortasız olmaz…
Boşuna “Türkiye’nin Sigortası” deyip durmuyoruz…
Türkiye Hayat Emeklilik, sigortalılığın yaygınlaştırılması, herkes için erişilebilir olması için bir kampanya tasarlamıştı. 1 Ocak-30 Haziran 2026 tarihleri arasında yeni BES sözleşmesi başlatan katılımcılara Türkiye Sigorta’dan Kasko, Konut ve Sağlık sigortalarında peşin fiyatına 12 taksit ve yüzde 10 indirim sunuyorlardı… Şimdi bu hamle Anadolu Sigorta gibi özel sektör temsilcileri tarafından da uygulanmaya başlamış…
2020 yılında Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank’ın hayat, emeklilik ve sigorta şirketlerinin birleştirilmeleriyle kurulan Türkiye Sigorta ile Türkiye Hayat Emeklilik, başarılı sonuçlarıyla sektöre sadece liderlik etmiyor… Öncü uygulamalarıyla ‘örnek’ de oluyor…
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu olarak Sağlık Bakanlığı ile birlikte aylardır üzerinde çalıştığımız, Cumhurbaşkanlığının himayelerinde Külliye’de düzenlenen “Sağlık, Kültür ve Sanat Sempozyumu”na tam zamanında yetiştik.
Son söyleyeceğimi hemen en başta ifade edeyim… İlk günün moderatörlerinden, İstanbul Erkek Lisesi’nden (İEL) kardeşim Prof. Dr. Acar Baltaş, bazı kaynakların F. Nietzsche’ye ait olduğunu iddia ettikleri şu son derece kritik ve neredeyse hayatın her alanı için geçerli olacak tespiti yaptı: “Felsefesini bilmediğiniz işin teknisyeni olursunuz!”… İki gün süren ve herkesin heyecanla izlediği, unutulmayacak tebliğlerin sunulduğu sempozyum bir cümleyle özetlense gönül rahatlığıyla bu seçilebilirdi…
Sempozyum’u yakından izleyen Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Yasin Erkoç ve ekibi, tebliğleri ve konuşmaları bir süre sonra illaki dijital ortamda yayınlayacaklardır. Ülkemizin kültür ve sanat bağlamında ‘insan odaklı sağlık politikaları’yla biraz olsun ilgili olanların izlemelerini şiddetle tavsiye ederim.
İlk oturumun ana teması ‘Tıbbın Kültürel Temelleri ve Şifa Mekânları’ idi… Moderatör Prof. Dr. Sabahattin Aydın’ın yönettiği oturuma, Prof. Dr. Ahmet Ağırakça “İslam Dünyasında Tıp”, Doç. Dr. Elif Gültekin “Selçuklu ve Osmanlı Tarihinde Tıp ve Şifahaneler”, Dr. Mustafa Sinan Genim ise “Türklerde Geçmişten Günümüze Şifahane Mimarisi” konulu tebliği ve sunumlarıyla katıldılar.
Konuşmacılar, ‘Şifa’hane anlayışından ‘Hasta’hane anlayışına geçerken kültür ve değerlerimizden kopuşun yaşanmasının altını çizdiler. Bizdeki şifahanelerde örneğin ruhsal sorunlar su sesi, kuş sesi ve şefkatle tedavi edilmeye çalışılırken, Batı’da aynı durumlarda insanların nasıl vahşice muamele gördükleri, tecrit edilmekle kalmayıp zulüm gördükleri belirtildi… Özellikle de İslam dünyasında ve öncesinde Anadolu’da ortaya çıkan tıbbın, Batı’dan yüzlerce yıl önce nasıl yol katettiği ortaya kondu…
İkinci oturumun moderatörü ise bir başka İEL’li kardeşim, başta Basel Üniversitesi olmak üzere çeşitli uluslararası üniversitelerde yıllarca çalışmış olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Tarık Yılmaz idi. Tebliğ sunan konuşmacılar ve konuları ise şöyleydi: Prof. Dr. Haydar Sur “Türklerde Tarih Boyunca Tıp ve Sanat”, Prof. Dr. Necdet Ünüvar “Dünden Bugüne Sağlık Bakanlarının Sanata Destekleri”, Prof. Dr. Fethiye Erbay “Türkiye’de ve Dünyada Sağlık Müzeleri”…
Beden - Ruh - Çevre üçlüsü arasında itidal ve denge ile uyum sağlamasının geçmiş kültürü ve değerlerimiz çerçevesinde sağlık için en önemli unsur olduğunu belirten konuşmacılar hekim kelimesinin hikmet sözcüğünden neşet etmesinin önemine de vurgu yaptılar…
Kurulun Başkanvekili -Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı’nın bizzat kendisidir- Prof. Dr. İskender Pala ve olaya çok iyi hazırlanmış bir bakış açısı getiren Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin hitaplarının yanı sıra, konuya sahip çıkan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy açılış konuşmalarında meselenin önemini ve gereken derslerin çıkarılması hususunda uyarıları dile getirdiler.
İlk günün son oturumunu ise Prof. Dr. Acar Baltaş yönetti… Peki kimler vardı ve konu başlıkları neydi? Prof. Dr. Sinan Canan “Dijital Dünyada İnsan Kalmak”, Dr. Öğr. Üyesi Nihal Fırat Özdemir “Hekimlik Yeminini Köklerimizle Yeniden Düşünmek: İbn Sina Perspektifinden Tıp Tarihi ve Etik”, Dr. Kanat Tayfun “Hekimlik Sanatında Kültürel Değişim: Geleneksel mi? Dijital mi?”…
Kültür, sanat ve bilimin satılabilir meta hâline getirilmiş olduğuna değinen Sinan Canan Hoca, Şifa – Şefaat kelimelerinin Allah’ın adlarından biri olan Şâfi’den geldiğini vurgularken Hakim, Hekim, Hakem sözcüklerinin Hikmet sözcüğü ile bağlantısını hatırlatırken bizim kültür ve değerlerimize ait T harfiyle başlayan 6 temel kavramdan söz etti: Tevarüs, Temellük, Temessil, Telif, Tercüme, Tekellüm…
Bu 6 Temel kavramı ve Sempozyum’un devamını Cumartesi konuşmaya devam edelim mi?
Sağlık demişken, Sigortasız olmaz…
Boşuna “Türkiye’nin Sigortası” deyip durmuyoruz…
Türkiye Hayat Emeklilik, sigortalılığın yaygınlaştırılması, herkes için erişilebilir olması için bir kampanya tasarlamıştı. 1 Ocak-30 Haziran 2026 tarihleri arasında yeni BES sözleşmesi başlatan katılımcılara Türkiye Sigorta’dan Kasko, Konut ve Sağlık sigortalarında peşin fiyatına 12 taksit ve yüzde 10 indirim sunuyorlardı… Şimdi bu hamle Anadolu Sigorta gibi özel sektör temsilcileri tarafından da uygulanmaya başlamış…
2020 yılında Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank’ın hayat, emeklilik ve sigorta şirketlerinin birleştirilmeleriyle kurulan Türkiye Sigorta ile Türkiye Hayat Emeklilik, başarılı sonuçlarıyla sektöre sadece liderlik etmiyor… Öncü uygulamalarıyla ‘örnek’ de oluyor…