Ali Saydam
  • Bersay
  • TV Yayınları
  • Röportajlarım
  • Entelektüel Mirasım
  • Yazılarım
    • Yeni Şafak Gazetesi
    • Marketing Türkiye
    • Z Raporu / Derin Ekonomi
    • TIMREPORT
    • Sabah Gazetesi
    • Akşam Gazetesi
    • Akşam Kitap Eki
    • Diğer
  • Kitaplarım
    • Algılama Yönetimi
    • Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir?
    • İktidar Yalnızlıktır
    • Vazgeçmek Özgürlüktür
    • Perception Management
    • How to Lose Wives and Clients
    • Wahrnehmungs Management
    • Türkiye Perspektifinden Kamu Diplomasisi >
      • 16.03.2015 – Ortak Akıl Çalıştayı – UN RO-RO
      • 21.03.2015 – Ortak Akıl Çalıştayı – Ttec
      • 27.05.2015 - Media Relations - Yeşilay & AB - Staff Training Program
      • Siyasal İletişim Yönetimi - Marmara Belediyeler Birliği / Uludağ
      • Oradaydim Orada Olacagim
  • Galeri
    • Video Galeri
  • İletişim
  • Eng

Nerede o zarafet 

​29 temmuz 2025 yeni şafak

Siyasi iletişim dilinin nereden nereye geldiğini düşündüğüm zaman bazen dehşete uğruyorum. İsmet Paşa, Adnan Menderes, Bülent Ecevit, Adnan Kahveci, Erdal İnönü, Deniz Baykal ve sayabileceğimiz pek çok liderde görmeye alıştığımız zarafet, nezahet, nezaket üçlüsünün zerresi kalmamış gibi.
Dönemin Dışişleri Bakanı rahmetli Fatin Rüştü Zorlu için biraz da abartarak derlerdi ki, “Çok kibar adamdı. Sen nehrine siz nehri dermiş.”
Bir de şu CHP’nin Genel Başkanı Özgür Özel Bey’in ağzından dökülenleri hatırlayalım:
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan için “Pabucumun atanmışı”…
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin için “Kazma”…
Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek için “Adam değil, insan bile değil”…
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Vedat Işıkhan, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç için de en tahrik edici galiz hakaret sözcükleri kullanıp duruyor.
Gazeteci ve yazar Şamil Tayyar da konuyu dile getirmiş, omur ilikten CHP’li trollerin saldırısına uğramıştı. Yukarıda belirttiğimiz üçlü kültür ve değerlerin CHP militanlarınca unutulmuş olmasının iki nedeni olabilir: 1. 1950’den bu yana 75 senedir tek başına iktidar olamamanın getirdiği panik; 2. AK Parti’yi tahrik edip kavganın ortasına çekmek. Aynı düzeysizlikle daha kolay savaşılabileceğine inanmak.
Bu arada bu sütunlarda zaman zaman dile getirdiğimiz gibi, bezer bir bozulma AK Parti saflarında ve diğer partilerde de alabildiğine ilerliyor… Dikkat edilmezse eskilerin deyimiyle “Ülfet, ünsiyet hâsıl olur”…
Siyasi iletişimde düzeysizliğin başarı getirdiğine biz bugüne kadar tanık olmadık. Bundan sonra da olacağımızı düşünmüyoruz. 
 
‘Yumuşak güç’ her şeydir
Ülke itibarının iletişim açısından doğru dürüst yönetilip yönetilmediğinin tek bir ölçütü vardır. Anglosaksonların ‘soft power index’ (yumuşak güç endeksi) dedikleri listede üst sıralara doğru tırmanmak. 
Bir ülkenin güvenilirliğini, dünyadaki algısını, uluslararası düzeyde hakkında alınan kararları, o ülkeyi ziyaret edecek turistlerin sayısını, değişim öğrencilerini, kültür gezginlerini, yatırımları vb. belirleyen temel göstergelerden biridir.
Marka değerlendirme ve stratejik danışmanlık kuruluşu Brand Finance konuyla ilgili, Soft Power İndex 2024 araştırmasını yayınlamış.
Araştırmasında uyguladıkları yöntem yumuşak güç’ün yapı taşlarını 8 temel sütunda toplamak olmuş. Bunlar: İş Dünyası ve Ticaret, Uluslararası İlişkiler, Eğitim ve Bilim, Kültür ve Miras, Yönetişim, Medya ve İletişim, Sürdürülebilir Gelecek ile İnsanlar ve Değerler.
ABD ve İngiltere bir kez daha en iyi ulusal markalar arasında yer alıyor. Çin ise bu yıl en hızlı büyüyen ülke olurken sıralamada iki kademe yükselerek 3. sıraya yerleşmiş.
Listede ne yazık ki, Birleşik Arap Emirlikleri (10.), Suudi Arabistan (18.) ve Katar’ın (21.) altında kalmışız… Türkiye ‘bölgelerüstü güç’ olma konusundaki iddiasını pekiştirmeyi hedefliyorsa bu rakip bile sayılamayacak üç ülkenin önünde konumlanması şart…
Kötü haber; 2023’de 23. sırada yer alan ülkemiz bu kez 25. sıraya gerilemiş. İyi haber de şu; 193 ülkeden 168’inin önünde konumlanmaktayız… Bu ülkelerin hangileri olduğunu merak edenler listeden görebilirler… (https://shorturl.at/fQ8hs)
 
Bodrum kalesine bale yakışır
Uluslararası Bodrum Bale Festivali, bu yıl 22. kez bale sanatının uluslararası düzeydeki seçkin örneklerini sanatseverlerle buluşturuyor.  
Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi tarafından, Türkiye İş Bankası'nın katkılarıyla düzenlenen festivalde, 1-25 Ağustos 2025 tarihleri arasında hayli popüler eserler Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği sahnesinde sergilenecek.
Açılış "Kuğu Gölü" ile yapılacakmış. Moskova Klasik Bale Tiyatrosu'nun sahneleyeceği "Uyuyan Güzel", "Romeo ve Juliet", "Don Kişot" gibi klasik eserleri izleme fırsatı, hem de Bodrum Kalesi ortamında her zaman ele geçmez. Programda ayrıca "Tango Passion" ve "Kanlı Düğün" gibi dikkat çeken eserler de bulunuyor. Kapanış ise Ankara ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Toplulukları ortak yapımı "Elektronika" ile yapılacakmış. İş Bankası festivale sahip çıkarak harika bir fırsatı değerlendirmiş.
Bodrum tatilini sadece zamanı ve sağlığı tüketmek için kullanmayanlara şiddetle tavsiye olunur.
 
Terör gitti, turizm gelecek
İddia şu: Terörsüz Türkiye projesiyle birlikte, PKK’nın terör ve korku estirdiği bölgelerin bu baskıdan kurtulmasıyla ülkenin turizm ekonomisi hızla ivme kazanacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, bir zamanlar terörle anılan Bingöl, Diyarbakır, Hakkâri, Tunceli, Şırnak, Batman, Siirt, Mardin, Muş ve Ağrı gibi illerin gizli kalmış cevher niteliğindeki güzelliklerinin altını çizeceklerini ve bölgenin ekonomisine büyük katma değer getireceklerini açıkladı.
PKK'nın 41 yıldır faaliyet gösterdiği illeri turizme kazandırmak üzere Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı TGA'nın yönettiği GoTürkiye platformunda bu illere yönelik özel tanıtım çalışmalarına başlamış.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy,“Tüm tanıtım araçlarımızı seferber edeceğiz. Cilo’nun doğal güzelliklerini dünyaya tanıtacağız. Mergabütan ve Berçelan gibi yaylalarla birlikte bu bölge, kış ve doğa turizmi açısından Türkiye’nin yeni cazibe merkezlerinden biri olacak” demiş.
TGA “Gör, Kokla, Tat, Dokun, Yatmadan Dönme, Dinle, Rotalar, 48 Saatte” ana başlıklarıyla tanıtımlar hazırlamış.
 İyi mi? Ne iyisi, şahane! Yeter mi? Hayır, zinhar yetmez… Bakanlığın bu girişimini büyük bir kampanya haline getirip ülkenin bütününe ve katılımına yaymadan sayın bakanın ifade ettiği hedeflere ulaşmak mümkün değildir. 
www.alisaydam.com - 2014