Ramazan’da tüketim tuzağı
Kapitalizm ve dolayısıyla tüketim toplumu, ticari faaliyetleri artırmak için pek çok enstrüman kullanır, bunların ilk sıralarında da özel günler yer alır…
Noel başta olmak üzere Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer (Aziz Valentine) Günü, tüketimin ‘tavan yaptığı’ zaman dilimleri olarak serbest piyasa ekonomisine adlarını yazdırmışlardır…
Kapitalizm ve tüketim toplumu ilkelerini ‘kopyala-yapıştır’ şeklinde edinmeye çalışan ve toplumun değerleriyle pek uyuşmasa da yeni tür alışkanlıklar elde eden bizimki gibi ‘küresel - evrensel numaralar’ın etkisi altındaki gelişmekte olan ülkeler de kendi çaplarında bu furyaya entegre olma yolunda ilerlerler…
Pragma Araştırma’nın 2019 tarihli çalışmasına göre Türkiye’de “Ramazanla en çok bütünleşen marka”nın Coca-Cola olması da bu yüzdendir… Üstelik benimsenme oranı hiç de azımsanacak gibi değildir… Kendisinden sonra gelen markaya 1’e 4 oranında fark atan Coca-Cola’yı izleyen diğer markalar bu araştırmada şöyle sıralanmışlardı: 2. Sütaş, 3. Pınar, 3. Eti, 4. Ülker, 5. Piyale, 6. Torku, 7. Güllüoğlu.
Coca-Cola’nın, Ülker’den 6 kat, Güllüoğlu’ndan ise 33 kat daha fazla Ramazan’la bütünleştiği algısına sahip olduğunu göz önünde bulundurursak, o zaman tüketimde de Hristiyan Batı’nın taklit edilmesini anlayışla karşılamak gerekebilir…
Bu doğrultuda Ramazan ayındaki e-ticaret trendlerini ortaya koyan bir araştırma gözümüze takıldı… Araştırma, hedefli reklamcılıkta uzman olduğu belirtilen, dünya çapında 40’tan fazla ofiste 1.000’den fazla çalışana sahip Polonyalı bir reklam teknolojisi şirketi RTB House’a ait…
Buna göre; Ramazan, alışveriş bağlamında, artık tek bir ayla sınırlı kalmayıp daha geniş bir döneme yayılıyormuş. Tüketiciler hem gelenekleri yaşarken hem de bayramda daha fazla alışveriş yapıyorlarmış. Bu dönemde e-ticaret işlemlerinde yüzde 23’lük bir artış ve siparişlerin toplam değerinde yüzde 13’lük bir yükseliş gözlemleniyormuş.
Rapora göre, tüketicilerin yüzde 64’ü Ramazan ayında daha fazla harcama yaptığını belirtmiş. Özellikle Türkiye’de Ramazan aramaları bir önceki yıla göre yüzde 58 artarak son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış. Bu dönemde, gıda ve market ürünlerinden giyime, ev ve bahçe ürünlerinden elektroniğe kadar geniş bir yelpazede alışveriş yapıldığının belirtildiği raporda, özellikle çevrim içi market uygulamaları ve küçük mutfak aletlerinin, yoğun ilgi gördüğü ifade edilmiş.
Ramazan ayında tüketici davranışlarındaki önemli değişimlere de yer veren araştırmaya göre; mobil cihaz kullanımında yüzde 74’lük, sosyal etkileşimlerde ise yüzde 70’lik artış yaşanıyormuş.
RTB House, markalara Ramazan kampanyalarında şu 3 önemli noktaya dikkat etmelerini de önermiş:
Kendileri için maddi müşevvik oluşturmak…
Yoksa, o ülkelerin ne kültür ve değerleri umurlarındadır ne de maneviyatı… Muasır medeniyet seviyesinin üzerini hedefleyen ülkeler için ise tek bir çıkar yol vardır; değerlerini, maneviyatlarını kaybetmeden dünya çapında rekabetçi ortamı yakalayıp kendi milleti adına müreffeh toplumu inşa edebilmek…
Kulaklara küpe…
Noel başta olmak üzere Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer (Aziz Valentine) Günü, tüketimin ‘tavan yaptığı’ zaman dilimleri olarak serbest piyasa ekonomisine adlarını yazdırmışlardır…
Kapitalizm ve tüketim toplumu ilkelerini ‘kopyala-yapıştır’ şeklinde edinmeye çalışan ve toplumun değerleriyle pek uyuşmasa da yeni tür alışkanlıklar elde eden bizimki gibi ‘küresel - evrensel numaralar’ın etkisi altındaki gelişmekte olan ülkeler de kendi çaplarında bu furyaya entegre olma yolunda ilerlerler…
Pragma Araştırma’nın 2019 tarihli çalışmasına göre Türkiye’de “Ramazanla en çok bütünleşen marka”nın Coca-Cola olması da bu yüzdendir… Üstelik benimsenme oranı hiç de azımsanacak gibi değildir… Kendisinden sonra gelen markaya 1’e 4 oranında fark atan Coca-Cola’yı izleyen diğer markalar bu araştırmada şöyle sıralanmışlardı: 2. Sütaş, 3. Pınar, 3. Eti, 4. Ülker, 5. Piyale, 6. Torku, 7. Güllüoğlu.
Coca-Cola’nın, Ülker’den 6 kat, Güllüoğlu’ndan ise 33 kat daha fazla Ramazan’la bütünleştiği algısına sahip olduğunu göz önünde bulundurursak, o zaman tüketimde de Hristiyan Batı’nın taklit edilmesini anlayışla karşılamak gerekebilir…
Bu doğrultuda Ramazan ayındaki e-ticaret trendlerini ortaya koyan bir araştırma gözümüze takıldı… Araştırma, hedefli reklamcılıkta uzman olduğu belirtilen, dünya çapında 40’tan fazla ofiste 1.000’den fazla çalışana sahip Polonyalı bir reklam teknolojisi şirketi RTB House’a ait…
Buna göre; Ramazan, alışveriş bağlamında, artık tek bir ayla sınırlı kalmayıp daha geniş bir döneme yayılıyormuş. Tüketiciler hem gelenekleri yaşarken hem de bayramda daha fazla alışveriş yapıyorlarmış. Bu dönemde e-ticaret işlemlerinde yüzde 23’lük bir artış ve siparişlerin toplam değerinde yüzde 13’lük bir yükseliş gözlemleniyormuş.
Rapora göre, tüketicilerin yüzde 64’ü Ramazan ayında daha fazla harcama yaptığını belirtmiş. Özellikle Türkiye’de Ramazan aramaları bir önceki yıla göre yüzde 58 artarak son 5 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış. Bu dönemde, gıda ve market ürünlerinden giyime, ev ve bahçe ürünlerinden elektroniğe kadar geniş bir yelpazede alışveriş yapıldığının belirtildiği raporda, özellikle çevrim içi market uygulamaları ve küçük mutfak aletlerinin, yoğun ilgi gördüğü ifade edilmiş.
Ramazan ayında tüketici davranışlarındaki önemli değişimlere de yer veren araştırmaya göre; mobil cihaz kullanımında yüzde 74’lük, sosyal etkileşimlerde ise yüzde 70’lik artış yaşanıyormuş.
RTB House, markalara Ramazan kampanyalarında şu 3 önemli noktaya dikkat etmelerini de önermiş:
- Doğru müşteri gruplarını oluşturmak: Hedef kitle segmentasyonu, kampanya başarısı için kritik önemde.
- İçeriği kişiselleştirmek: Tüketicilerin yüzde 83’ü kişiselleştirilmiş deneyimler ve teklifler karşılığında kişisel verilerini paylaşmaya istekliymiş.
- Gelişmiş teknoloji kullanmak: Derin Öğrenme Yapay Zekâsı, verileri zaman içinde yorumlayarak kampanyaları optimize edebilir ve maksimum verimlilik sağlayabilirmiş.
Kendileri için maddi müşevvik oluşturmak…
Yoksa, o ülkelerin ne kültür ve değerleri umurlarındadır ne de maneviyatı… Muasır medeniyet seviyesinin üzerini hedefleyen ülkeler için ise tek bir çıkar yol vardır; değerlerini, maneviyatlarını kaybetmeden dünya çapında rekabetçi ortamı yakalayıp kendi milleti adına müreffeh toplumu inşa edebilmek…
Kulaklara küpe…