Ali Saydam
  • Bersay
  • TV Yayınları
  • Röportajlarım
  • Entelektüel Mirasım
  • Yazılarım
    • Yeni Şafak Gazetesi
    • Marketing Türkiye
    • Z Raporu / Derin Ekonomi
    • TIMREPORT
    • Sabah Gazetesi
    • Akşam Gazetesi
    • Akşam Kitap Eki
    • Diğer
  • Kitaplarım
    • Algılama Yönetimi
    • Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir?
    • İktidar Yalnızlıktır
    • Vazgeçmek Özgürlüktür
    • Perception Management
    • How to Lose Wives and Clients
    • Wahrnehmungs Management
    • Türkiye Perspektifinden Kamu Diplomasisi >
      • 16.03.2015 – Ortak Akıl Çalıştayı – UN RO-RO
      • 21.03.2015 – Ortak Akıl Çalıştayı – Ttec
      • 27.05.2015 - Media Relations - Yeşilay & AB - Staff Training Program
      • Siyasal İletişim Yönetimi - Marmara Belediyeler Birliği / Uludağ
      • Oradaydim Orada Olacagim
  • Galeri
    • Video Galeri
  • İletişim
  • Eng

Rekabette yeni dönem

İş dünyasına sık sık girip çıkan ‘yeni moda’ kavramlar, yarışmalar, ödüller ve uygulamalardan çoğunlukla uzak dururum… Duygusal bir nedeni yok, tamamen mantık çerçevesinde… 
Büyük paraların döndüğü bu camiadan yararlanmak isteyenlerin, onlara, ürün ve hizmet satmaya heveslilerin sayısı çoktur… O nedenle bu türden ‘yeni moda’ yaklaşımların ardı arkası kesilmez…  
Eh, şirketlerin de itibarlarına yatırım yapmaları, onu sürekli canlı tutup yükseltmeleri lazım… Böyle olunca bu moda işlerin rüzgarına kapılıp emek, zaman ve tabii ki bolca paradan olduklarını çok sık görürüz. Peki sonuç? Genellikle koca bir ‘sıfır’… 
Ancak, aradan dereden sıyrılıp yıldızı parlayanlar da yok değildir… Bunların arkasında ciddi değerlendirme süreçleri, bilimsel yaklaşımlar, topluma, çevreye önemli faydalar vardır… İşte o zaman durur, hakkını teslim ederiz… 
Geçenlerde değerini, katkısını teslim etmemiz gerektiğine inandığım bir ‘sertifika’ ile tanıştık: B Corp (Benefit Corporation); yani “Faydalı Şirket”…  
2006’da ABD’de başlayan bu harekete, bugün 150’den fazla ülkede 6 binden fazla şirket dahilmiş. Ana hedef; en iyisi olmak değil, dünya için en iyisini yapmakmış. 
“Faydalı Şirket” anlayışı, iş dünyasına yeni bir ölçüt getirmiş durumda… Şirketlerin sadece ekonomik katkısı değil, topluma, çevreye, çalışanına, müşterisine ne kattığı da ölçülüyor. Bunu somut adımlarla hayata geçirebilen kurumlar, B Corp sertifikasıyla onurlandırılıyorlar. Bağımsız bir kuruluşun titiz incelemesiyle verilen bu sertifika, şirketin DNA’sını röntgen gibi ortaya koyan bir ‘tasdikname’ olarak ifade edilebilir… 
B Corp’tan, ona layık görülen Danone Türkiye’nin lansmanıyla haberdar olduk… Zaten bu başarıya erişenlerin sayısı ancak 22’yi buluyormuş… A Mikado, Taze Kuru, Reflect Studio, Expanscience Türkiye, Nespresso, Patagonya, Ben&Jerry, Etsy yine B Corp sertifikası alanlar arasındaymış… 
İşin özünde şu taahhüt var: “İyi yaptıklarını kanıtla, geliştirmeye devam et ve çıtayı sürekli yükselt.” Yani rehavete yer yok… Uzun vadeli bir meydan okuma, belirli periyotlarla yeniden değerlendirme…  
Danone Türkiye örneği, bu seviyeye yükselmek isteyenlere ne yapmaları gerektiği konusunda doğru bir örnek teşkil edebilir… Altı üretim tesisi, iki Ar-Ge merkezi, yaklaşık 2 bin çalışanla 50 bin kişilik bir ekosistem… Tüm üretim tesislerinde yenilenebilir enerji kullanılıyor, güneş panelleriyle kendi elektriğini üretiyor. Hepsi ‘sıfır atık’ belgesine sahip. Su fabrikalarında uyguladıkları “Azalt, Geri Kazan, Geri Dönüştür, Yeniden Kullan” modeliyle geçen yıl 14 bin ton suyu geri kazanmışlar. 
Danone Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkasya Genel Müdürü Cem Küçükcan lansmandaki konuşmasında dedi ki: “Gerçek başarı, finansal sonuçların ötesinde, topluma, çalışanlara ve gezegenimize sağladığımız fayda ile ölçülüyor. Bu bağlamda, B Corp sertifikası bizim için asla bir bitiş çizgisi değil, aksine her yıl çıtayı biraz daha yükseltme motivasyonu veren bir başlangıç noktası. Tüm paydaşlarımızla birlikte işimizi iyilik için bir güç hâline getirerek daha adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefimizi sürdüreceğiz.” 
Bir de işin kadın istihdamı boyutu var... Müdür ve direktör kadrolarının yarısı kadınmış, üst yönetimde bu oran yüzde 40 imiş, Lüleburgaz fabrikasında çalışanların ise üçte birini kadınlar oluşturuyormuş. Forklift operatörlüğünden otomasyon teknisyenliğine kadar “erkek işi” denilen görevlerde kadın çalışanlar varmış.  
Toplumsal projeler de cabası. “Bebelac Kardeş Payı”yla 16 bin çocuğa gıda desteği ulaştırılmış. Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı ile 5 yıldır yürütülen projede yüzlerce çocuğun tedavisine katkı sağlanmış. Deprem bölgesinde kalıtsal metabolik hastalıkların erken teşhisi için cihaz ve mutfak yatırımları yapılmış. Yani sadece üretim değil, hayatlara dokunan bir anlayış söz konusu… 
Danone Türkiye örneği bize rekabetin önümüzdeki dönemde nerede gelişeceğini gösteriyor: İyilikte ve faydada… ​

Title Text.

www.alisaydam.com - 2014