Ülke markası her şeydir…
Çok büyük bir holdingin yönetim kurulu başkanı bir keresinde bana demişti ki; “Ürünlerimizi, en yakın rakibimizin iki katı fiyatına satabiliyoruz. Üstelik tamamen aynı kalitede olmalarına rağmen… O firmada her kademede çalışan elemanlar bizimle maaşlarının yarısına anlaşmak için can atıyorlar… Bunu bir tek şeye borçluyuz, itibarımıza… Yani yumuşak gücümüze…”
‘Sert Güç – Yumuşak Güç’ (Soft Power – Hard Power) meselesini kavramadan, nasıl ki markalar arasındaki rekabeti anlamak mümkün değilse, ülkelerin de dünya halklarının algısında nerede durduklarını ve durdukları bu yerin gerek uluslararası ilişkilerde gerekse tüm siyasi faaliyetlerde ne kadar etkili olduğunu anlamak da imkânsıza yakındır…
Ülkelerin itibarını, ülke markasının değerini, yani ticari, turistik ve kültürel açılardan ‘cazibe merkezi’ olmasını sağlayan temel unsur işte bu ‘yumuşak güç’ kavramıdır…
Neredeyse asırlar kadar önce gibi görünen bir geçmişte geçerli olan ekonomik ve askeri güç, yani ‘kas kütleniz’ ise sert güç olarak adlandırılır... Ancak uzunca bir süredir bu tek başına bir anlam ifade etmiyor, ‘yetersiz’ kabul ediliyor… Ülkelerin gayrisafi millî hasılaları yanında mutlaka aranan unsur; ‘değerleri’ olması… İşte ‘yumuşak güç’ burada devreye giriyor…
Bir ülkenin itibarı, yani yumuşak gücü; kurumlarının, markalarının, vatandaşlarının her şeyidir? Peki ülke itibarı nasıl ölçülüyor…
İtibar meselesinin altının doldurulması, pek çok araştırmaya konu olmuş durumda… Brand Finance’ın her sene yayınladığı “Global Soft Power Index” (Küresel Yumuşak Güç Endeksi) bu çalışmaların en ciddilerinden biri…
Söz konusu araştırmada için şöyle bir tanım getiriliyor: “Sıralama, ‘bir ülkenin siyasi kurumlarının kalitesi, kültürel çekiciliğinin kapsamı, diplomatik ağlarının gücü, yükseköğretim sistemlerinin küresel itibarı, ekonomik modellerinin çekiciliği ve bir ülkenin dünyayla dijital etkileşimi’ temelinde yapılıyor.”
Yüzlerce ülkeden 10 binlerce yetişkinin katılımıyla yapılan anket çalışmaları ve mülakatlar sonunda, 2025 yılında 193 ülkenin yumuşak güç puanları sıralanmış… Türkiye 26. sırada…
Bizce hayli iyi bir sonuç… Yıllar içindeki istikrarımız açısından da hiç fena sayılmaz: 2017 ve 2018’de listeye 30. sıradan giren ülkemiz, 2019’da 29., 2020’de 30., 2021’de 27., 2022’de 22., 2023’te 23., 2024’te 25. ve nihayet bu yıl 26. sırada yer almış…
‘Sert Güç – Yumuşak Güç’ (Soft Power – Hard Power) meselesini kavramadan, nasıl ki markalar arasındaki rekabeti anlamak mümkün değilse, ülkelerin de dünya halklarının algısında nerede durduklarını ve durdukları bu yerin gerek uluslararası ilişkilerde gerekse tüm siyasi faaliyetlerde ne kadar etkili olduğunu anlamak da imkânsıza yakındır…
Ülkelerin itibarını, ülke markasının değerini, yani ticari, turistik ve kültürel açılardan ‘cazibe merkezi’ olmasını sağlayan temel unsur işte bu ‘yumuşak güç’ kavramıdır…
Neredeyse asırlar kadar önce gibi görünen bir geçmişte geçerli olan ekonomik ve askeri güç, yani ‘kas kütleniz’ ise sert güç olarak adlandırılır... Ancak uzunca bir süredir bu tek başına bir anlam ifade etmiyor, ‘yetersiz’ kabul ediliyor… Ülkelerin gayrisafi millî hasılaları yanında mutlaka aranan unsur; ‘değerleri’ olması… İşte ‘yumuşak güç’ burada devreye giriyor…
Bir ülkenin itibarı, yani yumuşak gücü; kurumlarının, markalarının, vatandaşlarının her şeyidir? Peki ülke itibarı nasıl ölçülüyor…
İtibar meselesinin altının doldurulması, pek çok araştırmaya konu olmuş durumda… Brand Finance’ın her sene yayınladığı “Global Soft Power Index” (Küresel Yumuşak Güç Endeksi) bu çalışmaların en ciddilerinden biri…
Söz konusu araştırmada için şöyle bir tanım getiriliyor: “Sıralama, ‘bir ülkenin siyasi kurumlarının kalitesi, kültürel çekiciliğinin kapsamı, diplomatik ağlarının gücü, yükseköğretim sistemlerinin küresel itibarı, ekonomik modellerinin çekiciliği ve bir ülkenin dünyayla dijital etkileşimi’ temelinde yapılıyor.”
Yüzlerce ülkeden 10 binlerce yetişkinin katılımıyla yapılan anket çalışmaları ve mülakatlar sonunda, 2025 yılında 193 ülkenin yumuşak güç puanları sıralanmış… Türkiye 26. sırada…
Bizce hayli iyi bir sonuç… Yıllar içindeki istikrarımız açısından da hiç fena sayılmaz: 2017 ve 2018’de listeye 30. sıradan giren ülkemiz, 2019’da 29., 2020’de 30., 2021’de 27., 2022’de 22., 2023’te 23., 2024’te 25. ve nihayet bu yıl 26. sırada yer almış…
Bir başka çalışma ise Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) verilerini temel alarak Henley & Partners araştırma ekibi tarafından hayata geçirilen “Henley Pasaport Endeksi” …
Tüm dünya pasaportlarının, sahiplerinin vizesiz erişebilecekleri varış noktası sayısına göre yapılan sıralamada, 113 ülkeye vizesiz seyahat edebilen Türkiye pasaportu 106 ülke arasında 51. imiş.
Endekse göre Singapur pasaportu, dünya genelinde 227 ülkeden 193’üne vizesiz erişim sağlayarak zirvede yer almış. Güney Kore ve Japonya ise ikinci ve üçüncü sıradalarmış.
On yıl önce listenin zirvesinde yer alan ABD pasaportu ise 20 yıl aradan sonra ilk kez dünyanın en güçlü 10 pasaportu arasına girememiş; Malezya ile 12. sırayı paylaşmış.
Henley & Partners’ın başkanı ve endeksin yaratıcısı Christian H. Kaelin, ABD pasaportunun gücündeki düşüşün “Küresel hareketlilik ve yumuşak güç dinamiklerinde temel bir değişimi” gösterdiğini söylemiş.
ABD pasaportundaki gerilemenin, Trump yönetiminin göçmenlik konusunda uyguladığı sıkı önlemlerle paralel ilerlediği gözlemlenmiş.
Pasaport Endeksi’nin ilk 12 sırasına yerleşen ülkeler şunlarmış 1) Singapur: 193 ülke, 2) Güney Kore: 190 ülke, 3) Japonya: 189 ülke, 4) Almanya, İtalya, Lüksemburg, İspanya, İsviçre: 188 ülke, 5) Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Hollanda: 187 ülke, 6) Yunanistan, Macaristan, Yeni Zelanda, Norveç, Portekiz, İsveç: 186 ülke, 7) Avustralya, Çekya, Malta, Polonya: 185 ülke, 8) Hırvatistan, Estonya, Slovakya, Slovenya, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık: 184 ülke, 9) Kanada: 183 ülke, 10) Letonya, Lihtenştayn: 182 ülke, 11) İzlanda, Litvanya: 181 ülke, 12) Malezya, ABD: 180 ülke.
Pek çok ülke gibi başta enflasyon olmak üzere sorunlarla boğuşan ülkemizin ‘yumuşak güç’ konusunda gösterdiği performansın pasaportsuz seyahat edilebilecek ülkeler alanında da sergileneceği umudunu kaybetmemek gerekir…
Tüm dünya pasaportlarının, sahiplerinin vizesiz erişebilecekleri varış noktası sayısına göre yapılan sıralamada, 113 ülkeye vizesiz seyahat edebilen Türkiye pasaportu 106 ülke arasında 51. imiş.
Endekse göre Singapur pasaportu, dünya genelinde 227 ülkeden 193’üne vizesiz erişim sağlayarak zirvede yer almış. Güney Kore ve Japonya ise ikinci ve üçüncü sıradalarmış.
On yıl önce listenin zirvesinde yer alan ABD pasaportu ise 20 yıl aradan sonra ilk kez dünyanın en güçlü 10 pasaportu arasına girememiş; Malezya ile 12. sırayı paylaşmış.
Henley & Partners’ın başkanı ve endeksin yaratıcısı Christian H. Kaelin, ABD pasaportunun gücündeki düşüşün “Küresel hareketlilik ve yumuşak güç dinamiklerinde temel bir değişimi” gösterdiğini söylemiş.
ABD pasaportundaki gerilemenin, Trump yönetiminin göçmenlik konusunda uyguladığı sıkı önlemlerle paralel ilerlediği gözlemlenmiş.
Pasaport Endeksi’nin ilk 12 sırasına yerleşen ülkeler şunlarmış 1) Singapur: 193 ülke, 2) Güney Kore: 190 ülke, 3) Japonya: 189 ülke, 4) Almanya, İtalya, Lüksemburg, İspanya, İsviçre: 188 ülke, 5) Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Hollanda: 187 ülke, 6) Yunanistan, Macaristan, Yeni Zelanda, Norveç, Portekiz, İsveç: 186 ülke, 7) Avustralya, Çekya, Malta, Polonya: 185 ülke, 8) Hırvatistan, Estonya, Slovakya, Slovenya, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık: 184 ülke, 9) Kanada: 183 ülke, 10) Letonya, Lihtenştayn: 182 ülke, 11) İzlanda, Litvanya: 181 ülke, 12) Malezya, ABD: 180 ülke.
Pek çok ülke gibi başta enflasyon olmak üzere sorunlarla boğuşan ülkemizin ‘yumuşak güç’ konusunda gösterdiği performansın pasaportsuz seyahat edilebilecek ülkeler alanında da sergileneceği umudunu kaybetmemek gerekir…