Biyografi2
Ali Saydam
Gazeteci, Yazar, Halkla İlişkiler ve İletişim Uzmanı
1946 yılında Ankara’da doğdu. 1965 yılında İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun oldu. 1965-1974 yılları arasında Bern Üniversitesi'nde okudu. 1978-1981 yıllarında Milliyet gazetesinde (Hey Dergisi) muhabir olarak çalıştı. 1982-1986 yılları arasında Karacan Yayınları’nında Genel Müdürlük görevini üstlendi. 1986-1988 yılları arasında Sabah Gazetesi Dergi Grubu Genel Müdürü olarak görev yaptı. 1988 yılında Güneş Yayınları’nın kurucu ortağı ve Genel Müdürü oldu. Bu görevi 1990 yılına kadar yürüttü.
1990 yılında bugün halen Onursal Başkanlığını yaptığı Bersay İletişim Danışmanlığı’nı kurdu. Halen bu kuruluşun çeşitli müşterilerine stratejik iletişim danışmanlığı hizmeti vermektedir.
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde lisans ve yüksek lisans sınıflarına 10 yıl süresince ders veren Saydam, halen Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Halkla İlişkiler Bölümünde Müşteri İlişkileri Yönetimi dersi vermektedir.
Ali Saydam 2002 yılında Sabah Gazetesi’nde köşe yazarlığına başladı. 2006 yılına kadar bu gazetede her alandaki iletişim sorunları üzerine yazılar yazdı. 2006-2012 yılları arasında Akşam Gazetesi’nde köşe yazılarını sürdüren Saydam, 11 Eylül 2012'den itibaren Yeni Şafak Gazetesi'nde ve 1 Ocak 2005 tarihinden bu yana Marketing Türkiye Dergisi'nde yazılarına devam etmektedir.
Türkiye İhracatçılar Meclisi TİM’in dergisi “TİM Report”a ve Yeni Şafak Grubu’nun ekonomi dergisi “Derin Ekonomi”ye de köşe yazıları yazmaktadır.
2005 yılında "Algılama Yönetimi", 2010 yılında "Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir?", 2011 yılında "Vazgeçmek Özgürlüktür", 2012 yılında "İktidar Yalnızlıktır" adlı kitapları yayınlanmış; 2013 yılında da "Algılama Yönetimi" adlı kitabı, "Perception Management" adıyla İngilizce ve Almanca’ya, diğer kitabı ise “How to lose wives and clients” adıyla İngilizceye kazandırılmıştır.
Kavramlar
İlgili yazılar
- Dijital meydan muharebesi
Orta Doğu’nun barut kokusuna bu kez dijital dünyanın mermileri eşlik ediyor. Havadaki ve patlayan füze görüntüleri, “Demir kubbe delindi mi, delinmedi mi’ ” tartışmaları en büyük…
- Hasar yoksa ‘kriz’ yoktur!..
Bir krizi yönetmekle ‘krizin iletişimini’ yönetmek arasında büyük farklar vardır… İkisi arasındaki farkı kavramadan ve bir vakanın ‘kriz’ mi yoksa sadece ‘sorun’ mu olduğunu ölçüp…
- İtibar ve Yumuşak Güç
Kişilerde ve kurumlarda ‘İtibar’ her şeyi belirler dersek, abartmış olur muyuz? Hiç sanmıyorum… En nitelikli insan kaynağını en uygun ücretlerle transfer etme şansını elde etmez m…
- Yalnızlığın dayanılmaz hafifliği…
Birini tanımak, soruşturmak için bazı geleneksel, sembolik sorularımız vardır: “Kimdir, nedir, ne yer, ne içer…” deriz… Ya da biraz daha karmaşık düşünmeye yatkınsak, “Bana arkada…
