Büyük ödüllerin büyük konuşması…
Yeni Şafak olarak Ankara’daki “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri” tevdi töreninde iki resmi temsille yer almaktan gurur duyduk… Refikimiz Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün hoca ‘Bilim ve Kültür’ dalında büyük ödülü alırken, biz de hasbelkader, adayları belirlemiş olan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu üyesi sıfatıyla sahnede Cumhurbaşkanı’nın teveccühüne mazhar olduk…
İnşallah önümüzdeki yıllarda millî kültür ve sanatımıza katkı sağlayan yabancıların da ödüllendirilebileceği uluslararası bir fenomen hâline gelmesini arzuladığımız bu ‘Ödül’ gecesine bazı sanatçılarımız teveccüh göstermemiş olsa da organizasyon hatasız ve son derece keyifliydi…
Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşmasıysa tüm ülkeyi, bizi etkileyen tüm düşünce sistemlerini ve tüm farklılıkları kapsayacak zenginlik ve derinlikteydi:
“Türkçe’nin her büyük şairi, her büyük yazarı bizim medarı iftiharımızdır. Dil, kültür, sanat, düşünce ve mimari alanında eser veren münevverlerimizin tamamı bizim için birer kutup yıldızıdır.
Nasıl ki Selimiye’siz bir Edirne, Süleymaniye’siz bir İstanbul tahayyül edemiyorsak, Mimar Sinan’sız bir Türkiye’yi de düşünemeyiz. Itri, Dede Efendi, Şevki Bey, Sadettin Kaynak, Neşet Ertaş ve daha nice dev isim olmadan Türk müziğini tasavvur edemeyiz. Yunus Emre’den Karacaoğlan’a, Fuzuli’den Mehmet Akif’e, Nedim’den Yahya Kemal’e, Nefi’den Nazım Hikmet’e, Şeyh Galip’ten Sezai Karakoç’a, Türk şiiri sadece lisanımızın değil, millî hissiyatımızın da tapu senedidir.”
Cumhurbaşkanı’nın Arif Nihat Asya’dan okuduğu şiir ise genç kuşaklara büyük bir armağandı:
“Sen, mermi yaratırsın / Ben, ondan saray yaparım / Suya ektiğin kamışı / Keser, biçer ney yaparım / Bir yalıncık gönderirsin / Tarar, süsler bey yaparım / Gökteki öksüz dilimi / Bayrağıma ay yaparım / Yeter ki ver sen, ben ondan / Mutlaka bir şey yaparım…”
Konuşmanın tamamını https://tinyurl.com/53j4h3ek adresinden okumak mümkün...
Törende ödül alan Yalçın Gökçebağ (Resim), Yalçın Tura (Müzik), Prof. Dr. Fahri Işık (Anadolu Arkeolojisi), Ali Jadallah’ı (Fotoğraf) da yürekten kutluyoruz…
Sürdürülebilirliği sürdür sürdürebilirsen…Başka Dünya yok… O nedenle emeğiyle, aklıyla, finansal destekleriyle ülkemizi ve gezegenimizi korumak için adım atan herkesi kutluyoruz… İtirazlarımızı ise sona sakladık. Önce herkesin hakkını teslim edelim…
Türkiye Kurumsal Sorumluluk Derneği, 20. kuruluş yıl dönümünü 16. Kurumsal Sorumluluk Zirvesi’nde kutlamış. Etkinlikte, 40’tan fazla firma “Sürdürülebilirliğe Değer Katan Kuruluş” olarak ödüllendirilmiş… Kimmiş bunlar:
Türk Telekom, Fiba, Pegasus, Anadolu Sigorta, Borusan Enerji, Bonofide, Ford Otomotiv, Mercedes Benz, Zorlu Enerji, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, Ford Otomotiv, Hayat Kimya, Fiba Yenilenebilir, Vakıfbank, CarrefourSA, Enerjisa Enerji, Zürich Sigorta, Er-Ka, Allianz… İyi ki doğru taraftalar!..
Gelelim itirazımıza… Sürdürülebilirlik meselesinde hâlâ aynı yerdeyiz. Önemi çok büyük, hatta hayati… Ne yapılsa az, ne yapılıyorsa çok değerli… Ancak…
Ancak, bu işin aldığımız her nefesi, yediğimiz her şeyi, giydiğimizi, çıkardığımızı, attığımız adımı dahi etkileyen kritik bir mesele olduğunu anlatabiliyor muyuz?..
İletişim çalışmalarında, bu işin mutfağında hasbelkader 48 yılı geride bıraktık… Mümkün olduğunca kuramsal çalışmaları takip etmeye, bu alana da katkı sunmaya çalıştık… Bunca emek sonunda, işten biraz anlıyorsak olay şudur: Bir mesajı iletmek, bir derdi anlatmak ve insanları kendi yanınıza çekmek için ikna etmek istiyorsanız, her şeyden önce ‘adını doğru koyacaksınız’…
Örneğin, ‘Yaşamın Sürdürülebilirliği’ gibi en azından açıklayıcı ya da ‘Çevre Duyarlılığı’ gibi yalın, veyahut ‘İnsanlığın Bekası’ gibi sorunun altını çizen bazı alternatifler üzerinde çalışılabilir… Belki de en bizden hissettiren ‘emanet’ teması kullanılabilir…
Oysa sürdürülebilirlik kelimesi halka o kadar uzak, o kadar karmaşık ki… Keşke sokağa çıkıp bir anket yapılsa… Derinlemesine görüşmelerle şu işin geniş kitlelerce nasıl da anlaşılamamış olduğu bir görülse… “Terörsüz Türkiye” komisyonunda olduğu gibi hem Dünyamız hem de bu uğurda sarf edilen emekler de boşa harcanmasa…
Kavramlar
İlgili yazılar
- Bazı aydınların ‘ideolojik’ vicdanı
Dünya, ABD ve İsrail’in attığı her adımın sarsıntısıyla merhametin sesinin kısıldığı karanlık bir dönemeçte… Küresel güç savaşları, birer varoluş mücadelesine dönüşmüş durumda. Bi…
- 14 Şubat ‘Tüccarlar Günü’
Önümüze konan her yemeği sorgulamadan yememeye başlayalı çok oldu… 14 Şubat Sevgililer Günü de öyle… Zaman zaman yaptığımız gibi araştırma şirketi AREDA Araştırma Eğitim Danışmanl…
- Takke düştü…
Hani Kanada Başbakanı bir tür “kopuştan” söz etti de olay oldu ya… Biz kopuştan çok “kırılma” diyoruz… Tarım Toplumu (ilkel komünal düzen), Feodal Toplum (kraliyetler, sömürgecili…
- “Eğlence ciddi bir iştir…”
Başlıktaki slogan ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı ’nın bu yılki teması imiş… Niş PR ajansından Betül Akgün Hanım gayet özenli bir Türkçeyle -…
