İçeriğe geç

İletişim kazasının kıymeti üzerine

WhatsApp

28.11.2013 - Yeni Şafak Gazetesi

Üç talihsiz durum:

Bir: Japonya Milli Günü'nde, tam da 'ele güne karşı' ortamı...

İki: Seslendiğiniz (Sataştığınız) kişi hemcinsiniz değil.

Üç: Çok saygın bir unvanı ve sıfatı var: Başbakan'ın refikaları. (İki 'First Lady'den biri)...

Bu davranışın siyasetle zerre kadar ilgisinin olmadığı gibi 'iletişim'in de uzağından yakınından geçmediği aşikâr. Peki nasıl açıklanabilir? Feodal insiyaklardan başlayıp Sokrates'in dünyaca ünlü öğüdüne doğru asırlar öncesine dönerek ve sonra günümüze gelip adab-ı muaşeret kavramından geçerek, yaptıklarından sorumlu olup olmamaya kadar söylenecek ne çok şey var...

Bu türden az ama iz bırakan yadırgatıcı örnekler olmasa 'iletişim kazası' diye yıllardır üzerine kafa yorduğumuz, kitaplarda bölümler ayırdığımız bir özel durumun kıymeti, gündemimize bile girmeyecek. 'Kaza' insanın başına istemeden gelen bir haldir. İstemeden, boş bulunup içimizden geçeni söylemek, gaf yapmak ya da maksadını aşmak falan gibi insanlık halleridir.

'İnsanlık hali' olsa bile bir iletişim kazasıyla birlikte duvara çarptığınızda ödediğiniz bedel, neden olduğunuz hasardan kat kat fazla bile olabilir. Bu nedenle neredeyse dakika başı, sağlıklı iletişimi oluşturmak adına vereceğiniz mesajı alacak kişi ya da hedef kitleye karşı (eğer bir profesyonelseniz) 'içinizden geldiği gibi değil, seçilmiş davranış biçimi sergileyin' diye söyleyip ya da yazıp duruyoruz. Seçilmiş davranışın 'riyakârlık'la alâkasını kurmaya çalışanlara da, 'boşuna uğraşmayın, alâkası yoktur, sadece bireysel boyutta ahlak, toplumsal boyutta edeple alâkası vardır'ı anlatmaya çalışarak...

İletişim kazalarının üstesinden gelmek kolay olmasa da, sonrasındaki iletişim ustalığınızla, örneğin özür dilemesini bilerek, en azından niyetinizi bilen insanlarca anlaşılır ve hatta bağışlanırsınız.

Ancak Japonya Milli Günü'nde yaşanan malum olay, bir iletişim kazası olmadığı için, 'iletişim'in kapsama alanı dışında kaldığından vereceğimiz bir akıl yoktur; kimseye de bir faydamız dokunmaz. 'Allah'a havale ettim' demek, içinde taşıdığı derin çaresizliğe rağmen bu konudaki en gerçekçi tutum olmalı.

Kamer Genç'in tutumunun iletişimle uzaktan yakından ilişkisi olmasa da, CHP açısından bakıldığında Japonya Milli Günü'ndeki eylemin tam da 'ayağa sıkılan kurşun' hatta bir tuhaf 'harakiri' olduğunu bilmem söylemeye gerek var mıdır? CHP'li Haluk Koç'un 'Genç'in tavrını tasvip etmiyoruz ama, olay da doğru değildir...' şeklindeki zorlama yaklaşımları da durumu kurtarmaz...

Metehan Demir'in twitter'da aktardığı şu bilgi de, olaya tüyünü dikecek cinsten: Tokyo'da 29 Ekim'de Türk Büyükelçiliği'ndeki törende de Japon Başbakanı'nın eşi konuşma yapmış. 'Hangi sıfatla?' diye sormamak lazım. Sorulduğunda yararsız ve nefesi tıkanmış bir iletişim çabası başlatılmış olur çünkü.

Lumberjack başarılı olabilir (mi?)...

Ekranlarda 'Lumberjack is back' teması ve şarkısıyla yayınlanan reklamda treni durduran ayakkabının gücü hoş ve etkili. Reklamın 'hoş olmayan' etkisi ise çocuklar ve anne babalarının yaşadığı heyecanı vurucu biçimde yansıtması... İzleyen anneler arasında ekranı görmemek için başını çevirenlerin bile olduğu söyleniyor. Trene bebek arabalarıyla girip de anne babalarının dışarıda kaldığı gerilimli sahnenin riski niçin göze alınmış anlamak kolay değil. Türkiye'deki 'ecnebi' Türk hedef kitle hedeflenmiş desek, o da değil. Çünkü o kadar pahalı bir ayakkabı değil Lumberjack...

Bizim toplumun hassasiyetlerini geçtim, satın almadaki güçlü etkisi bilinen kadının, annenin vereceği duygusal tepkinin bir genç kız duyarlılığına benzemeyeceği hiç mi akla gelmemiş acaba? 'Beğenip beğenmeme'den söz etmiyorum. Bizzat ürünün pazarlanması, satışı açısından bumerang gibi ters tepme olasılığı akla geliyorsa -ki mutlaka gelmiş olmalı ki ilk gösterilen ve halen internette dönen filmde ısrardan vazgeçilip bazı 'korkunç' sahneler atılmış- hangi fikrî gerekçelerle risk göze alınmış, anlamak zor...

Lumberjack'in 'sakallı' beresi de satışa sunulmuş bu arada. Bu reklam, ayakkabıdan çok berenin satışına katkıda bulunursa, bakın o zaman iş değişir...

Bu gibi durumlarda fazla yukarıdan konuşmak ve ahkâm kesmek doğru olmaz. Asıl olan iş hedefine ulaşmaktır. Lumberjack de iş hedefine ulaştıysa, gerisi boş laftır...

Kavramlar

İlgili yazılar