İçeriğe geç

Sanatı, sanatçıyı, çiçeği, böceği boşlarsanız…

WhatsApp

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Perşembe günü Türkiye’nin Otomobili Ortak Girişim Grubu Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın pek çok yerinde tarihe not olarak düşülebilecek tespitler vardı.

Bunlardan biri, ABD’den tabanca satın alınması meselesi idi mesela…

Tam da askerlerimize ve koruculara saldıran PKK’lı teröristlerin üzerlerinde ABD menşeli silahlar ele geçirildiği gündü… Bizimkilere demişler ki, hele konuyu bir Kongre’ye götürelim falan… Yani yokuşa sürmüşler… Bunun sonucunda bizim de kendi millî silahı üretmeye ve kullanmaya karar vermemizden söz etti Cumhurbaşkanı…

İHA’larda da benzer durum söz konusu olmamış mıydı?.. Ya da füzelerle ilgi kararlarımızda…

Beni etkileyen bir başka bölümde ise Sayın Cumhurbaşkanı, savunma sanayinden iletişim sektörüne, sağlık teknolojilerinden tarım altyapısına, hatta yapay zekâya kadar her alanda Türkiye’nin yeni yatırımlara, yeni yaklaşımlara, yeni girişimlere ihtiyacı olduğunu kaydederken dedi ki: “Orta gelir tuzağından kurtulup yüksek gelirli ülkeler grubuna çıkabilmenin yolu tasarımdan, yüksek teknolojiden, markalaşmadan geçer!..”

Cumhurbaşkanı üst yapı konularına, kültür meselelerine ve bu alanda geri kalmışlığımıza, ülkemizin tahammülünün kalmadığına bir kez daha dikkat çekiyordu.

Türkiye hard power (sert güç) alanındaki atılımlarında gösterdiği olağanüstü başarıyı soft power (yumuşak güç) alanında da sergilemek durumundaydı. Yoksa istediği kadar en büyük 10 ekonomi içinde yer alsın. Soft power index (yumuşak güç endeksi) listesinde ilk 30’a giremez ve ülke markasını güçlendiremezdi…

Tam bunları aklımdan geçirirken, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki bey’in beyanatı düştü internete… Belediyelere hitaben konuşan Özhaseki’nin sözleri şu başlıkla verilmişti: “Çevre Bakanı, belediyelere seslendi: Çiçek böcek, sanat, aktivite yapmayın; öncelik kentsel dönüşüm”…

Haberin içini okuduğunuz zaman başlıktaki tahrifatı anlıyordunuz ama, laflarınızı tahrife imkân verilmeyecek şekilde seçmek siyasî iletişimin 101 dersi gibidir.

Peki ne demiş sayın Bakan: “Şehirlerin canına okumuşuz. 1999 öncesinde yapılan riskli yapıların hepsi bir an önce değiştirilmeli. Bunu yapacak gücümüz var.” Ve devam etmiş: “Birçok belediye başkanı dışarıda çiçek böcek, sanat, sanatçı, kültür aktivite, arkadaşlar yapmayın. Eyvallah çiçeğe ihtiyacımız var, sanata ihtiyacımız var, sanatçı da gelsin, hepsi başımızın üstünde ama ilk işimiz kentsel dönüşüm”…

Sayın Bakan’ın iyi niyetinden şüphe etmek zor tabii ki… Ancak adında Çevre ve Şehircilik gibi her biri birbirinden ağır yumuşak güç kavramının biraraya geldiği bir bakanlık adına konuşan kişinin kentsel dönüşüm mü, çiçek, böcek, sanat, sanatçı mı diye bir öncelik sıralaması yapması büyük talihsizlik…

Çünkü münevver tanımına giren herhangi bir kişiye sorsanız, size yaklaşık şöyle bir şey diyecektir: “Eğer sanata, sanatçıya, çiçeğe böceğe öncelik vermez, bunları boşlarsanız, şehirlerinizin canına okunmasına mâni olamazsınız…”

İnancımız odur ki, Sayın Özhaseki buradaki yanlış anlaşılmayı mutlaka düzeltecektir…

Kavramlar

İlgili yazılar